Anasayfa
Tedbir Nafakası
Berat Alper Kösterit tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 02 Ocak 2012 16:15

Tedbir NafakasıHukukumuzda üç türlü tedbir nafakası vardır. Yazımızın asıl konusunu uygulamada da sıklıkla karşılaşılan, TMK m.169 ile düzenlenen boşanma, evliliğin feshi veya iptali davalarından biri açıldığı zaman hakim tarafından kendiliğinden hükmedilen tedbir nafakası oluşturmaktadır. Diğer nafaka türleri (TMK m. 195, 197) hakkındaki açıklamalarımız yazımızın sonunda kısaca yer almaktadır.

Tanım

Boşanma, evliliğin feshi veya iptali davası açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen almak zorundadır. Bunlardan eşlerin ve çocukların geçim ve bakımları için öngörülen ve boşanma davasının açılmasından kararın kesinleşmesine kadar olan, hâkim tarafından tayin ve takdir olunan belli miktar geçim parasını ifade eden önleme “Tedbir Nafakası” denir.

Görev ve Yetki

Yukarıda da açıklandığı üzere boşanma, evliliğin feshi veya iptali davalarından biri açıldığında hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen almak zorundadır. Görüldüğü üzere tedbir nafakası diğer nafaka türlerinden farklı olarak taraflarca ayrıca ve bağımsız bir dava ile talep edilemez. Buna göre görevli mahkeme asıl davanın görüldüğü mahkeme yani Aile Mahkemesidir. Yetkili mahkeme de yine asıl davanın görüldüğü yer Aile Mahkemesidir.

Son Güncelleme: Pazar, 08 Ocak 2012 08:00
Devamını oku...
 
Adli Yardım
Berat Alper Kösterit tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 31 Aralık 2011 21:27

Adli YardımGenel Açıklama

Adli yardım; avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanlara 1136 sayılı Avukatlık Kanununda belirtilen avukatlık hizmetinin sağlanmasıdır.

Adli yardımla temel insan haklarından olan hak arama özgürlüğünden yararlanma bakımından vatandaşlar arasında eşitliğin sağlanması amaçlanmıştır. Bu sayede avukatlık ücreti ve yargılama giderlerini ödeyemeyecek durumdaki kişilerle ekonomik güçleri sayesinde hukuki yardımdan en iyi şekilde yararlanacak kişiler arasında oluşabilecek dengesizliğin önüne geçilmektedir.

Adli yardım sadece hukuk davalarında değil, İcra ve İflas takipleriyle ihtiyati tedbirlerde de kullanılabilir. Ceza yargılamalarındaki adli yardım için Ceza Muhakemeleri Kanununda farklı düzenlemeler bulunmaktadır.

Adli yardım istemi, hizmetin görüleceği yer adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yapılır. Başvurularda, adli yardım başvuru formu doldurulur. Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri istemin haklılığı konusunda uygun bulacağı araştırmayı yapar Bu araştırmada, kamu ve özel kurum ve kuruluşları, adli yardım bürosuna ve temsilciliklerine yardımcı olmak zorundadırlar.

Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Ocak 2012 13:48
Devamını oku...
 
Yoksulluk Nafakası
Berat Alper Kösterit tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Aralık 2011 11:17
 
Yoksulluk Nafakası
Koşulları
Yoksulluk nafakası Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."
Madde metninden de anlaşılacağı üzere yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için önce boşanmaya karar verilmesi ardından da diğer üç şartın gerçekleşmesi gerekmektedir.
 
Bu üç şart şunlardır:
 
      · Nafaka konusunda yazılı veya sözlü talep olmalıdır.
      · Talepte bulunan eş, boşanmaya sebep olan olaylarda, diğer eşten daha ağır kusurlu olmamalı, en azından kusurları eşit düzeyde olmalıdır.
      · Nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği muhakkak olmalıdır.
Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Ocak 2012 16:10
Devamını oku...
 
Yardım Nafakası (Çocuklar için)
Berat Alper Kösterit tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Aralık 2011 10:59

Yardım Nafakası

Yazımız da özel olarak ergin olup eğitimi devam eden çocukların talep edebileceği yardım nafakası konusunu inceleyeceğimizden konuyu genel olarak düzenleyen TMK’nun 364. maddesine sadece değinmekle yetineceğiz. Söz konusu maddeye göre “Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.// Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.//Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.” Görüldüğü üzere maddede ayrım yapılmaksızın yoksulluğa düşecek olma şartına bağlı olarak herkes üstsoyuna, altsoyuna ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü kılınmıştır.

Evlilik birliğinin sona ermesinden sonra velayet kendisine verilmemiş eşin müşterek çocuğun bakımı için gerekli olan bakım borcu devam etmektedir. TMK’nun konuyu düzenleyen ilgili maddelerine aşağıda yer verilmiştir. Buna göre,

      · Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması ve korunması ana baba açısından hukuki bir ödevdir (TMK 340).

      · Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır (TMK 327).

      · Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler (TMK 328).

Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Ocak 2012 13:49
Devamını oku...
 
İştirak Nafakası
Berat Alper Kösterit tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Aralık 2011 10:15

İştirak Nafakası

Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması ve korunması ana baba açısından hukuki bir ödevdir (TMK 340). Evlilik birliğinin boşanma ile ortadan kalkmış olması, ana ve babanın çocuğa karşı olan bu borçlarında bir değişiklik meydana getirmez. Bu nedenle boşanmadan sonra velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK 182/2). Çocuk yararına olan bu parasal katkı yükümlülüğüne “iştirak nafakası” denir.

Süre

İştirak nafakası ödeme yükümlülüğünün ne kadar süre devam edeceği de TMK’nun 328. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre söz konusu yükümlülük kural olarak çocuğun ergin olduğu yani 18 yaşını doldurduğu tarihe kadar devam eder. Aynı maddenin ikinci fıkrasında “Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” denilerek söz konusu yükümlülüğün 18 yaşını dolduran ve eğitimi de devam eden çocuğun talep etmesi halinde eğitim sona erinceye kadar devam edeceği hüküm altına almıştır.

Son Güncelleme: Pazartesi, 02 Ocak 2012 13:50
Devamını oku...